Yaratıcı Düşünceyi Geliştirmenin 10 Şaşırtıcı Yolu

Yaratıcı düşüncenin iş dünyası başta olmak üzere hayatın her alanı için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Daha yaratıcı olanlar her zaman önde gider. Yaratıcı düşünce geliştirilebilir bir yetenektir ve geliştirmenin 10 yolu bu yazıda açıklanmıştır.

1-Beyin Yorulduğunda Daha Yaratıcı Çalışır
Analitik bir problemi çözmekten farklı olarak, yaratıcı düşünceler zihnimizin uç noktalara ve alakasız konulara gitmesine izin vermekten gelir. Gece problem çözme becerilerimizi zirveye çıkarıyor ve yaratıcı düşünme aslında optimal olmayan zamanlarda daha iyi çalışıyor. Yani beyniniz gece yorgun olduğunuzda yaratıcı anlayışlar bulmakta daha iyi olacaktır.

Bunun nedeni, yorgun bir beynin dikkat dağıtıcı unsurları filtrelemek ve bir şeye odaklanmak için mücadele etmesidir. Ayrıca beynin uçlarda dolaşması daha olasıdır. Çalışırken bu kötü bir şey gibi görünse de, yaratıcı düşünme aslında dikkat dağıtıcı unsurlardan ve rastgele düşüncelerden yararlanır. Araştırmalar, en uygun olmayan zamanlarda yaratıcı düşünme konusunda daha iyi olduğumuzu göstermiştir.

2-Egzersiz Yapmak Yaratıcılığı Geliştirir
Egzersizin birçok nedenden dolayı bizim için iyi olduğunu biliyoruz, burada bir faydası daha ortaya çıkıyor. Çalışmalar, egzersizin yaratıcı düşünme yeteneğimizi geliştirebileceğini göstermiştir. Araştırmacılar araştırmaya katılanların yarısına bir egzersiz yaptırdılar, diğer yarısına sadece video izlettirdiler. Egzersiz yapanlar farklı düşünme açısından diğerlerinden daha iyi performans gösterdi ve bir soruna daha olası çözümler getirdiler.

Bu konuda ”Psychology Today” isimli makalede şu şekilde yazar;

“Ter, zihniniz için WD-40 gibidir beyninizin paslı menteşelerini yağlar ve düşüncelerinizi daha akıcı hale getirir. Egzersiz, bilinçli zihninizin bilinçaltı içine gömülmüş taze fikirlere erişmesine izin verir. ”

3-Gürültü Yaratıcı Düşünme İçin Sessizlikten Daha İyidir
Aslında sessizliğin yaratıcı düşünme için daha iyi olabileceği düşünülür. Ancak ortam gürültü seviyelerinin yaratıcı düşünme için daha iyi olduğu ortaya çıktı. Sessizliğin aksine, yüksek sesli müzik veya ortam gürültü seviyelerinin yüksek olmasının yaratıcı düşünceyi geliştirmek için mükemmel olduğu kanıtlanmıştır.

Sessizlik aslında odağımızı keskinleştirmemize yardımcı oluyor ve bu nedenle yoğun problem çözme veya detay odaklı görevler için yararlıdır. Yaratıcı düşünme ise, daha geniş düşünmeyi ve yeni fikirleri ortaya çıkarmak için bir kafede bulabileceğiniz bir tür ortam sesi gerektirir.

4-Yaratıcı Düşünme Bağlantılar Kurmak İle İlgilidir
Her zaman yaratıcılığın orijinal fikirler bulmakla ilgili olduğunu düşünürüz. Ancak yaratıcılığın mevcut fikirler arasında yeni bağlantılar kurmakla ilgili olduğu da ortaya çıktı.

Steve Jobs bu konu ile ilgili şöyle söylemiştir;
“Yaratıcılık sadece bir şeyleri birbirine bağlamaktır. Yaratıcı insanlara bir şeyi nasıl yaptıklarını sorduğunuzda, kendilerini biraz suçlu hissederler çünkü onlar yeni bir şey bulmazlar yada yapmazlar, sadece bir bağlantı görürler. ”

Araştırmalar, zekanın bile beyindeki fiziksel bağlantılardan gelen bir olgu olduğunu ortaya koydu. Birkaç beyin bölgesi ve aralarındaki bağlantılar, genel zeka için en önemli şeydir. Zeka için önemli olan birkaç spesifik beyin bölgesi bulunur. Beynin içine bakmak, genel zeka için özellikle önemli olan bu bölgeler arasındaki bağlantıları ortaya çıkarır.

5-Farklı Şehir ve Ülkeleri Gezmek Yaratıcılığı Geliştirir
Yapılan bir çalışma, üniversite öğrencilerinden yurtdışına seyahat edenlerin yaratıcı düşünme testlerinde diğerlerinden daha yüksek puan aldıklarını göstermiştir. Bu özel çalışma, İngiltere’de bir yaz eğitim programına katılmak için ABD’den gelen öğrenciler üzerinde yapılmıştır.

Birçok ülkede şehirler arasında bile kültürel normlar, diller, sosyal yaşam, alışkanlıklar vb. arasında büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle şehirler arası seyahatler bile yaratıcılıkta büyük önem taşır.

6-Loş Aydınlatma Yaratıcılıkta Etkilidir
Araştırmalar loş aydınlatmanın yaratıcılık üzerinde iyi etkileri olduğunu göstermektedir. Aynı ortamda altı farklı aydınlatma ile yapılan bir çalışmada aynı kişilerin loş ışıkla aydınlatılan zamanda daha yaratıcı oldukları görülmüştür.

Karanlık, kısıtlamalardan uzak olma hissi uyandırır. Bu nedenle aşırı aydınlık bir oda yerine tam karanlık bir odada bir konu üzerinde düşünmek daha yaratıcı çözümler ve fikirler bulma konusunda etkilidir.

7-Mavi ve Yeşil Yaratıcı Düşünmeyi Geliştirir
Doğanın hakim renkleri olan mavi ve yeşilin yaratıcılık üzerinde etkisi büyüktür. Çalışma alanınızın dekorasyonunda mavi ve yeşil tonlarını kullanmanız yeni fikirler bulmanız gerektiği zamanlarda size yardımcı olacaktır.

Mavi ve yeşilin bol olduğu bölgelerde doğa yürüyüşü yapmak ve zaman zaman doğa ile iç içe olmakta yaratıcılığınızın gelişmesinde etkili olacaktır.

8-Kısıtlamalar Yaratıcı Düşünme İçin Faydalı Olabilir
Genelde özgürlüğün daha yaratıcı fikirler bulmakta daha iyi olduğu düşünülür. Aslında kısıtlamaların yaratıcılık gücümüzü artırabileceği ortaya çıkmıştır. Bunun nedeni, çok fazla seçeneğe sahip olmanın getirdiği baskıyı ortadan kaldırmak olabilir.

Kısıtlamalardan çıkan inanılmaz yaratıcılığın en iyi örneklerinden biri, bir yazarın arkadaşlarıyla sadece altı kelime kullanarak bir hikaye yazabileceği konusunda bahse girmesidir. Altı kelimelik bu cümlede hayal gücünüz ile sınırlı bir hikaye gizlidir;

“Hiç Yıpratılmamış Satılık Bebek Ayakkabılarım Var”

9-Dağınık Bir Masa Yaratıcılık İçin Daha Uygundur
Masamızın asla dağınık olmasını istemeyiz fakat genelde dağınık olur. Farkında olmadan dağınık masamız ile yaratıcılığımıza katkı sağlarız. Bir araştırma, dağınık bir ortamın daha yaratıcı düşünmeye yol açtığını kanıtladı.

Bununla birlikte aynı çalışma daha düzenli bir masanın katılımcıların dağınık ortamdakilerden daha sağlıklı atıştırmalıklar seçmesine neden olduğunu buldu. Sonuç olarak farklı türdeki çalışmaların farklı çalışma ortamlarında ya da masalarda yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Analitik çalışmalarının yapıldığı düzenli masa ile yaratıcı çalışmaların yapılacağı dağınık masa ayrı olmalıdır.

10-Uykudan Uyanıldığı Anlar Daha Yaratıcı Olunan Zamanlardır
REM uykusundan uyandığımızda çoğu zaman rüyalarımızdaki görseller halen gözümüzün önündedir. Bu nedenle, birçok sanatçı yaratıcı düşüncelerini geliştirmek için bu anlarında çalışırlar.

Ünlü sürrealist ressam Salvador Dalí, her gün eline metal bir kaşık alarak bir sandalye üzerinde şekerleme yapardı. REM uykusuna daldığında elindeki kaşık daha önceden ayaklarının önüne koyduğu teneke kutuya çarparak ses çıkarırdı. Bu ses ile uyanan Salvador Dalí zihninde canlı olan rüya görüntüleri ile bu zamanlarda son derece yaratıcı eserler ortaya çıkarırdı.



Kategoriler:Kişisel Gelişim

Etiketler:, , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: